İdris Özen, 20 Ekim 2026
Mahkeme: Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Esas No: 2026/145
Şırnak’ın Silopi ilçesinde 4 Mayıs 2017 tarihinde polis tarafından kullanılan zırhlı aracın bir evin duvarına çarpması sonucu Muhammed ve Furkan Yıldırım kardeşlerin yaşamını yitirmesi ve Ahmet Yıldırım’ın yaralanmasına ilişkin davanın Yargıtay tarafından verilen bozma kararı sonrasındaki ilk duruşması, 20 Ekim 2026 tarihinde Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Olay tarihinde Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği bünyesinde görevli polis memuru Ömer Yeğit, MHP Silopi İlçe Teşkilatı binasının korunması için görevlendirildiği 1994 model Dragon 1 marka panzer tipi zırhlı araçla devriye görevini tamamlayarak parti binasının önüne geldi. Burada duran zırhlı araç, kısa süre sonra stop ederek yokuş aşağı kontrolsüz biçimde hareket etmeye başladı. Sürücünün aracı yeniden çalıştıramaması üzerine yaklaşık 85-90 metre ilerleyen zırhlı araç, Yıldırım ailesinin yaşadığı tek katlı evin salon bölümüne çarptı. Çarpmanın etkisiyle evin duvarı yıkıldı ve evde bulunan Muhammed ve Furkan Yıldırım kardeşler yaşamını yitirdi, Ahmet Yıldırım ise yaralandı.
Olayla ilgili yürütülen yargılamada, zırhlı aracı kullanan polis memuru Ömer Yeğit ile olay tarihinde Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amir Vekili olarak görev yapan ve Ömer Yeğit’i zırhlı araç sürücüsü olarak görevlendiren Murat Maden hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan dava açıldı. Ömer Yeğit hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşirken Murat Maden hakkındaki yargılama, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/2886 Esas ve 2026/5071 Karar sayılı bozma ilamı sonrasında yeniden görülmeye başlandı.
Duruşma Öncesi
Saat 09.35’te başlaması planlanan duruşma, yaklaşık bir saat kırk dakikalık gecikmenin ardından saat 11.10’da başladı. Duruşma Cizre Adliyesinde görüldü. Duruşma salonuna girişte herhangi bir engelleme yaşanmadı ve duruşma kamuya açık olarak gerçekleştirildi.
Duruşmaya Katılım
Duruşmaya sanık Murat Maden ve müdafii Av. Görkem Ünsal ile Yıldırım ailesinin avukatı Av. Rojhat Dilsiz katıldı. Müştekiler duruşmada hazır bulunmadı.
Duruşmayı DEM Parti Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) temsilcileri ile Jinnews ve Mezopotamya Ajansı gazetecileri izledi.
Duruşmanın Seyri
Duruşma saat 11.10’da başladı. Mahkeme başkanı, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/2886 Esas ve 2026/5071 Karar sayılı bozma ilamının dosyaya geldiğini belirterek kararı okudu. Ardından sanık Murat Maden’e bozma kararına karşı savunması soruldu.
Sanık Murat Maden, Yargıtay bozma kararını kabul etmediğini, soruşturma aşamasındaki beyanlarını tekrar ettiğini ve üzerine atılı suçu işlemediğini belirterek önceki beraat kararı doğrultusunda yeniden beraatine karar verilmesini talep etti.
Sanık müdafii Av. Görkem Ünsal, müvekkilinin savunmalarına katıldığını belirterek Yargıtay bozma kararının kabul edilmemesini ve mahkemenin önceki beraat kararında direnmesini talep etti. Esas hakkındaki mütalaanın sunulmasının ardından ayrıntılı savunma yapacaklarını ifade etti.
Katılanlar vekili Av. Rojhat Dilsiz, Yargıtay bozma kararına uyulmasını talep etti. Cumhuriyet savcısı da aynı yönde görüş bildirdi. Sanık ve müdafiinin bozma kararına karşı itirazlarını yinelemelerinin ardından mahkeme heyeti, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma ilamına oy birliğiyle uyulmasına karar verdi.
Kararın ardından yeniden söz alan katılanlar vekili Av. Rojhat Dilsiz, kolluk görevlilerinin fail olduğu davalarda etkili soruşturma ve yargılama süreçlerinin önüne çeşitli engeller çıkarıldığını belirterek cezasızlık sorununa dikkat çekti. Olayın üzerinden dokuz yılı aşkın süre geçtiğini, bu kadar uzun bir sürenin ardından verilecek kararın mağdur yakınlarının adalet beklentisini karşılamayacağını ifade etti.
Av. Dilsiz, olay tarihinde Silopi İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan Selçuk Erdoğan’ın sorumluluğunun da araştırılması gerektiğini belirtti. Dönemin emniyet müdürünün talimatları nedeniyle zırhlı araç üzerinde yapılması gereken ayrıntılı incelemelerin engellendiğini, araçta parmak izi incelemesi yapılmadan aracın emniyet müdürlüğünün bahçesine çekilerek temizlendiğini ileri sürdü.
Zırhlı aracı kullanmak için gerekli özel eğitimi ve yeterliliği bulunmayan personelin görevlendirilmesinin münferit bir hata olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Av. Dilsiz, bu görevlendirmenin dönemin emniyet müdürünün bilgisi ve talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu kapsamda, sürücü belgesi veya özel eğitim şartı yerine personelin aracı kullanma kabiliyetinin esas alındığı görevlendirme belgelerine dikkat çekti.
Av. Dilsiz, zırhlı araca yapılan eklemeler ve gerekli eğitimi bulunmayan personelin aracı kullanması nedeniyle olayın meydana geldiğini, bilirkişi değerlendirmelerinin de bu hususlara işaret ettiğini belirtti. Ağır tonajlı zırhlı araçların çocukların yaşam alanlarında, okul çevrelerinde ve yerleşim yerlerinde kullanıldığını vurgulayarak olayın yalnızca taksirle ölüme neden olma suçu kapsamında değerlendirilmesine karşı çıktı. Eylemin olası kastla öldürme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.
Katılanlar vekili ayrıca, önceki duruşmalarda tanık olarak dinlenen M.T.’nin, Selçuk Erdoğan’ın isminin tutanakta geçirilmesi nedeniyle kendisine tepki gösterdiğine ilişkin beyanlarını hatırlattı. Selçuk Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunulmasını ve olayla ilgili cezai sorumluluğunun araştırılmasını talep etti.
Ardından Cumhuriyet savcısına söz verildi. Savcı, araştırılmasını istediği başka bir husus bulunmadığını belirterek esas hakkındaki mütalaasını sundu.
Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, olay tarihinde Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amir Vekili olarak görev yapan Murat Maden’in, panzer tipi zırhlı araçların kullanımında özel eğitim almış personeli görevlendirmesi gerekirken bu eğitimi ve kursu bulunmayan polis memuru Ömer Yeğit’i zırhlı aracın sürücüsü olarak görevlendirdiğini belirtti. Bu nedenle Muhammed ve Furkan Yıldırım’ın ölümü ile Ahmet Yıldırım’ın yaralanmasında kusurlu olduğunu ifade ederek sanığın TCK’nin 85/2 ve 53/6. maddeleri uyarınca taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Mütalaanın ardından sanık Murat Maden, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek beraatini talep etti. Sanık müdafii Av. Görkem Ünsal ise müvekkilinin suç teşkil eden bir eyleminin bulunmadığını, Ömer Yeğit hakkındaki kesinleşmiş mahkumiyet kararında da bu kişinin özel eğitim sertifikası bulunmamasına rağmen sürücü belgesinin olduğunun belirtildiğini ifade etti. Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlamak üzere süre talep etti.
Ara Kararlar
- Mahkeme, katılanlar vekilinin eylemin olası kastla öldürme suçu kapsamında değerlendirilmesi ve dönemin Silopi İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın sorumluluğunun araştırılması yönündeki taleplerini reddetti. Ret kararında, CMK’nin 225. maddesi uyarınca mahkemenin iddianamede anlatılan fiil kapsamında yargılama yapabileceği, farklı bir suç yönünden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabileceği belirtildi. Ayrıca Selçuk Erdoğan’ın önceki yargılama aşamasında tanık olarak dinlenmiş olması ve bu hususun istinaf ile Yargıtay kararlarında eleştiri konusu yapılmaması gerekçe gösterildi.
- Sanık müdafii ile katılanlar vekiline, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma ve beyanda bulunmaları için bir sonraki duruşmaya kadar süre verilmesine karar verildi.
Bir sonraki duruşmanın 5 Kasım 2026 günü saat 13.30’da görülmesine karar verildi.
